Uçsuz bucaksız çivit mavisi gökyüzüne, akşam çökerken, yükselen kalesiyle, bir zamanlar şövalyeleri, tutsakları ve süngerleri barındıran Bodrum, doğanın sıra dışı güzelliğini yansıtan bir köşe, Akdeniz le egenin birleştiği noktada...
Yan yana uzanan iki limanın ortasında, kule üstüne kuleleriyle St. Jean şövalyelerinin inşa ettiği Bodrum'un simgesidir. Kale Ak badanalı yapıları, kemerli daracık sokaklarında ki taş evleri, beyazın üstünde mor, turuncu, tütün sarısı lekeleri oluşturan, begonvillerin görkemli beldesi. Ak beyazdan eflatuna dönüşen dalga, dalga gazan yalar arasında büyüdükçe yayılan gelişen tatil köyleri, villaları, otelleri, diskoları ile büyüleyen gizemli doğa. Yıldız kalabalığına dar, engin gecelerde ay göründüğünde bir peri masalı! Süngerci, balıkçı dolanır sokağında, çıkmazında; müzesinde deniz eskileri, nice değer biçilmez kalıntıları! Yanı boyu zümrüt fıskiyeler gibi hurmaların arasında lokantaları, mitolojik yüzlü orfozları Halikarnas Balıkçısının deyişiyle, Skaros ve niceleri...
İki körfez, Güllük ve Gökova ile Ege denizini çevreler doğanın bu gönül hoş edici beldesini. Yaran ve pazar dağları ile engebeleşen iğne yapraklı ağaçların orman örtüsünde buhur kokusu, incirden, portakal, mandalina ve zeytinin her dem yeşiline yayılır. 
|